Alzheimer Hastalığı Nedir

0
12
views

Alzheimer hastalığı, beynin temporal ve frontal loblarındaki sinir hücrelerini etkileyen dejeneratif hastalıktır.

Presenil demansın (zihinsel yetilerin ileri yaşa bağlı olmaksızın kaybolması) başlıca nedenidir ve senil demansa da (yaşlılık bunaması) yol açtığı düşünülmektedir. Etkileri arasında konuşma bozuklukları ve zihinsel yetilerin kaybına yol açan bellek zayıflaması bulunmaktadır. 1980’lerin başına kadar etkili bir tedavisi bulunamamıştır.

Hastalık ilk olarak 1906’da Alman nöropatoloğu Alois Alzheimer tarafından tanımlanmıştır. Alzheimer, ileri derecede bunaması olan 55 yaşındaki bir hastanın otopsisinde, beyinde iki anormallik bulunduğunu saptadı. Bunlardan birincisi, yaşlı kişilerin beyinlerinde bulunduğu daha önce de saptanmış olan sinir dokusu iltihabıyla ilgili plaklardı. Günümüzde bu plakların, yapısı bozulmuş sinir uçları, tepkisel glia hücreleri (sinir dokusunda bulunan, sinir hücresi olmayan hücreler) ve amiloid denilen lifsi maddeden oluştuğu bilinmektedir. Alzheimer tarafından saptanan ikinci anormallik ise, sinir hücreleri içindeki lifsi yapılar olan ve gümüş boyama ile koyu olarak görülen nörofibrillerin yumaklaşmasıydı. Nörofibriler yumak daha önce tanımlanmamıştı ve yeni bir hastalıkla karşı karşıya bulunulduğunu belirten asıl anormallik de buydu. Alzheimer’in hastası görece genç olduğundan hastalık uzun bir süre presenil demansm bir türü olarak değerlendirildi. Günümüzde ileri yaştaki birçok hastada aynı patolojik beyin atrofisinin bulunduğu bilinmektedir ve artık birçok uzman Alzheimer hastalığı terimini presenil demans vakalarıyla sınırlı tutmamaktadır.

Hastalığın nedeni bilinmemekle birlikte, sinirsel uyanları ileten asetilkolinin eksikliğiyle ilgili olduğu düşünülmektedir. Bazı araştırmalar virüse benzer bir etkenin varlığını düşündürürken, başka çalışmalarda, beyin dokusunda aşın aluminyum yoğunlaşması bulunduğu öne sürülmüştür.

Araştırmacılar, 1984’te Alzheimer hastalığında beynin temporal lobunda bulunan hipokampus bölgesine giden ve gelen sinir yollarının ileri derecede hasara uğramış olduğunu saptadılar. Hipokampusun belleğin oluşturulması ve korunmasındaki öneminden dolayı bu hasarın, beynin küçük bir bölgesinde sınırlı kalmakla birlikte, hastalığın özelliği olan bellek bozukluğunun ana nedeni olduğu düşünülmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here